14 Temmuz 2010 Çarşamba

Şamil Tayyar'ın Dayanılmaz Hafifliği




















Şamil Tayyar'ın bugünkü yazısını okumayanlar olabilir. Bu müthiş araştırmacı-gazetecilik örneği kenarda köşede heba olmasın diye naçizane blogumda yer vereyim dedim...

Nasıl yapmış, nereden bulmuşsa Şamil Tayyar Kemal Kılıçdaroğlu'nun çok konuşulan kurultay kostümünün faturasını ele geçirmiş. Veee, fatura Yaşar Tüzün'ün adına kesilmişmiş! Evet, yanlış okumadınız! Dehşet verici gerçeği Şamil Bey'in kendi sütunundaki açıklamalarından okuyalım:

"Faturadaki isim, Yaşar Tüzün...

Kimdir? CHP Bilecik Milletvekili...
Hemen aradım, “Fatura sizin isminize kesilmiş, parayı siz mi ödediniz?” diye sordum. Açık yüreklilikle “Evet” dedi.

CHP’li vekil faturanın öyküsünü şöyle anlattı: “Sayın genel başkan alışveriş yapmıştı. Pantolonun paçası, ceketin kol boyu gibi tadilat vardı, teslimat için Cuma gününü verdiler. Kurultay da Cumartesi’ydi. Genel başkanın vakti olmadığı için ben teslim almaya gittim, parasını ben ödediğim için fatura adıma kesildi. Ama genel başkan daha sonra sekreteri Şükran hanıma talimat verdi, son kuruşuna kadar paramı ödediler.”

Alışveriş yapan herkes bilir, ödeme, tadilat sonrası teslimat sırasında değil, alışverişin yapıldığı ilk anda gerçekleştirilir, ardından fatura kesilir. Bedeli ödenmemiş hiçbir ürün tadilata gönderilmez.

Bu durumda ya CHP’li vekil siyasi nezaketi gereği doğruyu söyleyemiyor ya da Kemal Bey’in özel konumu nedeniyle ayrıcalık sağlandı. Vekilin “Son kuruşuna kadar paramı ödediler” sözünü de aksi ispat oluncaya kadar doğru kabul ediyorum."

Bu Şamil Bey ne inanılmaz bir adamdır ki gazeteciliğin hakkını vermiş, şimdi bir de yargı makamına soyunuyor. İfadeye bakar mısınız: Vekilin “Son kuruşuna kadar paramı ödediler” sözünü de aksi ispat oluncaya kadar doğru kabul ediyorum."

Ölür müsün, öldürür müsün? Ben bu ifadeye sabah sabah çok güldüm :)) Sonra düşündüm ki aslında durum başka insanlar için tehlike arzedebilir. Satılmış ve dirayetsiz basın üyelerinin halkı yalan yanlış yönlendirmesini kastetmiyorum elbette. Ben daha ziyade Ayşe Arman için endişelendim... Buradan ona Sayın Şamil Tayyar'ın magazin gazeteciliğine soyunduğunu ispiyonlamak istiyorum. O da rakiplerini bilsin,
di mi? :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder